SİNEMA SANATI ÜZERİNE

M.Furkan Aslan

Hemen her ideoloji/akım/düzen vb. gibi yapıların, kendi mefkurelerini yansıtmak ve kendilerine taraftar toplamak amacıyla başvurdukları bir çok alan vardır.

Kendine özgü bir anlatım aracı olan sinemada bunlardan biridir.

Zira sinema sahip olduğu senaryo, görüntü ve ses unsurları ile ciddi bir anlatım tekniğidir.

Sinemada kullanılan öğeler, sinema tarihi boyunca her zaman bir şeylere hizmet edilmek için kullanılmıştır.

Batı menşeli olması hesabıyla, sinemanın çoğunlukla hizmet ettiği değerler, ifsat komitelerinin yararına hizmet etmiştir.

Bu komiteler salt ahlak-i ifsadı hedeflememişlerdir. Siyasi, iktisadi, politik vs. her anlamda aklı ve iradeyi rehin almayı hedeflemişlerdir.

Nesillerin ahlakını bozmak, işgal ettikleri bölgelere özgürlük(!) götürdüklerini göstermek, iradeyi rehin almaya çalışmak ve akıl dairesini bozguna uğratmak gibi bir çok gayri insani hesaplarını sinema üzerinden insanlara dayatmak, söz konusu komitelerinin planlarından sadece birkaçıdır.

Bu şeytani hesaplar, çoğu zaman edebiyat, sanat, kültür, medeniyet, aşk, hikaye vs. gibi insanların duygusuna hitap eden melekeler üzerinden yapılmaktadır.

Ne yazık ki, günümüzün modern medyatik medeniyetinin bir parçası olan İslam toplumları, bu hesapları akıl edemeden saf bir nazarla bu komitelerinin icraatlarına direk ya da dolaylı olarak destek vermektedirler.

Öyle ki, bilinçaltlarını kirletecek olan bu komitelerin her türlü tasallutlarına kendilerini esir etmiş bulunmaktadırlar.

Sahih İslam öğretisi, hiçbir sanat dalını toptan red etmemektedir. Aksine ihya edip hâyr üzere kullanma ve kendisinden istifade etme değerini atfetmektedir.

Sinema sanatı da bunlardan biridir. İslami/İnsani/Ahlak-i olan her türlü sinema, birey ve toplumlar için birer davet ve irşat aracıdır.

Örneğin ünlü Müslüman senarist Macid Macid’inin, ‘’Batıya islamı sinema üzerinden anlatacağım’’ fikri ile çıkmış olduğu yolda, bir çok batılı ülkeye İslam’ı, sinema üzerinden anlatmaya çalışmıştır.

 

Bir başka sinema ve film yönetmeni olan merhum Ferecullah Silahşör, sinema üzerine verdiği röportajların birinde şöyle demektedir:

‘’Sinema, Allah’ın davasına hizmet etmeli’’

Yani insanı hayatın her yönünden,  fıtri ve doğal olan yönlendirmeli.

Evet, merhum yönetmen, Hz. Meryem, Hz. Yusuf ve ekranların ser tacı olan Ashab-ı Kehf filmi ile bu mefkuresini fevkalade gerçekleştimiştir.

Son olarak Bab-ı Aziz, Güvercinin Kaybolan Gerdanlığı ve Çöl İşaretçileri gibi İrfan, Felsefe ve Ahlak üzerine birbirinden değerli filmleri yöneten Tunuslu Naser Hemir’e kulak verelim:

 “Sinema endüstrisi bize model olarak Hollywood’u dayatıyor. Ancak ben sinemada hikâye anlatmanın farklı yolu olduğunu düşünüyorum. Filmlerimde kan, şiddet ve aksiyon gibi sansasyon unsurları yer almıyor. Seyirciyi heyecanlandırmak değil, kalplerine döndürmek istiyorum. YERYÜZÜNDEKİ RUHLAR KADAR ALLAH'A GİDEN YOL VARDIR. Bunu sinema yolu ile göstermeye çalışıyoruz.’’

Evet, birçok şeye farklı boyutları ile baktığımız gibi sinema sanatını da bu şekilde değerlendirmemiz gerekmektedir. Sinema sanatını bilinçli ve şuurlu kullanırsak, kendimiz, çevremiz ve ailemiz için hayırla istifade edilecek bir alana çevirebiliriz.

Ezcümle:

Merhum Malcolm’un ifadesi ile, eğer dikkatli olmaz isek medya bize mazlumları nefret ettirir ve zalimleri sevdirir!

Bir sonra ki hasbihalimizde görüşmek dileğiyle… Hayırla kalınız…

DİPNOT: Gönül rahatlığıyla izleyip istifade edebileceğiniz kısa bir film listesi:

1- ALLAH YAKINDIR

2- ÇÖL İŞARETÇİLERİ

3- MELEKLER HEP BİRLİKTE İNER

4- HERKES UYURKEN

5- KAMPLUMĞALARDA UÇAR

6- BAB-I AZİZ

7- ALTIN VE BAKIR

8- AHLAKINI DÜZELT

9- ADEMİN OĞLU ABU

10- YEŞİL ŞEMSİYE

Paylaş: