Üst üste gelen zamlar küçük esnafa zor günler yaşatıyor

Elâzığ'ın Palu ilçesinde 15 yıl marangozluk ve 30 yıldır da mobilya döşemeciliği yapan Recep Bahçeci, üst üste gelen zamlardan dolayı meslekte döktükleri alın terinin heba olduğunu ve el sanatları mesleğinin çürüdüğünü söyledi.

Üst üste gelen zamlar küçük esnafa zor günler yaşatıyor

Advert

Mesleğinden elde ettiği kazançla 4 kardeşini ve 3 çocuğunu büyütüp evlendiren Recep Bahçeci, üst üste gelen zamlardan dolayı kendisinin ve küçük esnafın zor günler yaşadığını dile getirdi.

1976 yılında marangozluk mesleğine başlayan daha sonra mobilya döşemeciliğine devam eden Recep Bahçeci, zamların el sanatlarıyla geçimini sağlayan insanların emeğini çürüttüğünü dile getirerek gençlerin el sanatlarına karşı ilgisizliğinin de mesleğe zarar verdiğini belirtti.   

Mobilya marangozluğunun eskisi kadar getirisi olmadığı için döşemeciliğine geçiş yaptığını belirten Recep Bahçeci, tamirat ve özel üretim yaparak geçimini sağladığını ifade etti.


"Eskimiş veya ikinci el mobilyaların tadilatını yapıyoruz"

Ana mesleğinin mobilya marangozluğu olduğunu dile getiren Bahçeci, "1976 yılından itibaren mesleğe başladım. Bu mesleğimi askerde de devam ettirdim. Askerliği bitirdikten sora 1986 yılında tekrar işime devam ettim. 1986 yılından 1991'e kadar mobilya marangozluğuna devam ettim. Mobilya marangozluğu eskisi gibi olmadığı için 91 yılında döşeme işine girdim. Döşeme işinde bir gelecek olacağını düşündüğüm için bu meslekle hayatıma devam etmeye karar verdim. Döşeme mesleğini 91 yılından itibaren devam ettiriyorum. Bu alanda usta eğitimi almadan yapboz misali mesleği öğrendim." dedi.

Eskimiş ve ikinci el mobilyaların tadilatını yaptıklarını aktaran Bahçeci, "Mobilyaların eskimiş, kırılmış yerlerini onarıyoruz, gerektiğinde de değişim yapıyoruz ve 3 yıl garantili bir şekilde müşterilerimizin hizmetine sunuyoruz. Kendi imalatımız olan mobilyaları ise ağaç, sunta, demir gibi malzemeler kullanarak yapıyoruz. Tabi aç kapa makasları takarak yapıyoruz. İskeletimizde yay yok sadece sünger kullanıyorum. Süngerli olanların 5 yıl, yaylı olan kanepelerin ise 3 yıl garantili olarak satışını gerçekleştiriyoruz. Özel olarak üretim de yapıyoruz. Oturma grubu, kanepeleri isteklerine göre tasarlıyoruz." dedi.

Döşeme ustası Recep Bahçeci

"Üst üste gelen zamlar karşısında el emeğimiz çürüyor alın terimiz boşa gidiyor"

Ham madde alımında bir haftada 2 veya 3 zamla karşılaştıklarını ifade eden Recep Bahçeci, yapılan zamların dolar bazlı mı yoksa serbest piyasadan mı kaynaklandığını bilemediğini ancak her hâlükârda zamlar karşısında küçük esnafın zor günler geçirdiğine vurgu yaptı.

Bahçeci, "Ham maddelerimiz olan sünger, yay, kumaş ve makas dolar endeksli olduğu için fiyatlar yerinde durmuyor. Bir hafta içerisinde 2-3 defa zam gelmiş. Bu zamlar dolar bazlı mı yoksa serbest piyasadan mı kaynaklanıyor bunu bilemiyorum. Küçük esnaf bu yükü kaldıramaz hale geldi. Bu zorluğu kaldıramaz hale geldik. Zamlar gelince el emeğimiz çürüyor alın terimiz boşa gidiyor. Malzemelerin fiyatları günlük değişiyor. Bu açığı nasıl kapatacağız? Kanepenin bir parçasına zam geldiğinde ve o parçadan birkaç tane kullandığında bu fark çok daha fazla oluyor. Örneğin yayın tanesine 10 TL zam geldiğinde bir kanepede 2 yay kullanıldığını farz etsek bu sayı 2'ye katlanacak. Parçalarda sayı artınca fiyatlar da 2 katına çıkıyor. Bu da alın terimizden gidiyor. Zor şartlar altında mesleği devam ettiriyoruz. İnşallah piyasa ekonomisi düzelir de bizler de müşterilerimize olması gereken fiyatlarla hizmet yapabiliriz." ifadelerini kullandı.

"Mesleğim sayesinde 4 kardeşimi ve 3 çocuğumu büyütüp evlendirdim"

Çocuklarının farklı meslek gruplarında eğitim almalarına yardımcı olduğunu ifade eden Recep Bahçeci, mesleği sayesinde 4 kardeşini ve 3 çocuğunu büyütüp evlendirdiğini belirtti.

Bahçeci, "Kendi evlatlarıma iyi kötü bir şeyler öğrettim. İleride kullanmasa dahi lazım olur diye mesleğimi öğrettim. 3 çocuğum var ve sanat alanındaki farklı dallarda onlara yardımcı oldum. Mesela mobilya, döşeme ve berber gibi alanlarda kendilerine yardımcı oldum. Şu anda dışarıdan çırak istediğimizde kimse yanaşmıyor. Nedenine gelince sigorta ve maaş istiyorlar. Bu işe gönül vererek çalışma isteği yok. 76 yılında mesleğe başladığım zaman 3 yıl boyunca sadece öğlen yemeği karşılığında çalıştım. Neden? Koluma bir altın bilezik takmak için, sonradan bu emeklerimin meyvesini yiyebileyim diye. Mesleği öğrendikten sonra maaşımı almaya başladım. Mesleğimi yürütmeye başladıktan sonra dört kardeşimi ve 3 çocuğumu büyütüp evlendirdim." diye konuştu.

"Bunca sorunun temeli gençlerin terbiyeyi aileden değil de sokaklardan alıyor olmalarıdır"

Şimdiki gençlerin çalışma azimlerinin olmadığını, boş kalarak sokaklarda "sokak ahlakı" ile büyüdüğünü aktaran Bahçeci; "Yeni nesil gençlerin çalışma azmi yok! Eskiden insanlar çalışmak için yalvarırlardı ama şimdi sadece meslek liselerinde stajyerler geliyor. Baba parası yendikçe gençlerimiz çalışmaz. Kahvehane kenarları ve sokaklar doldu taştı. Çünkü azmedip çocuğunu meslek öğrenmesi için gönderen yok! Tam tersine gençlerimiz sokaklarda telef olup gidiyor. Anne ve babalardan 'evladım git çalış!' diyen de yok. Bunca sorunun temeli, aileden değil de sokaklardan alınan terbiyeden kaynaklanıyor." ifadelerine yer verdi. (İLKHA)
 

Advert

Paylaş: